Eylül 04, 2011



Photos by Onur Korpeoglu
Kendi kendime çürümeyi bekliyorum
Rutubet de yardım ediyor zaten.
Hergün bir parçam elimde koşuyorum banyoya
Bugün kalbimden bir taş daha düşürdüm
Saçlarımdaki beyazlara yeşiller maviler eklendi
Yaralarımdaki beyaz tüylenmeler ile oynuyorum arada
Beynimi karıncalar kemirmeye çalısıyorlar
Istanbul, Eylül 2010

Ağustos 03, 2010

..



Belki bir gün beni yazabildiğim kadarıyla seversin, başkasının yazılarından aldıklarını bana değil de kendi duygularını bana gösterirsin.. O zamana kadar hoşçakalın kelebekler, ve hoşgeldin mide bulantım..
İstanbul, Ağustos 2010

Temmuz 31, 2010

Fusion


--Yol devam ediyor. Uyumak istiyorum, ama uyanık olup yoluda izlemek istiyorum. İkisinide adam gibi beceremiyorum. Otobüsteki okuma lambasının ışığı, yazmak istediklerimi benden çalıyor. Işığı kapatıyorum; aklımdan geçenleri yazmak için açıyorum tekrar ama aklımdakiler ışıktan korkup kaçıyorlar. Aslında tam olarak anlamadım: ışıktan mı kaçıyorlar yoksa benim onları farketmemden mi? Sanırım kafamın içindekiler benden kaçıyorlar, bende ışığı bahane ediyorum kendime..
31.05.2009, İzmir - İstanbul yolculuğu sırasında..

Mart 20, 2010

Mode: Stable!




Photo by Onur Körpeoğlu

Elimde onbinin üzerinde şarkı var ama yinede bana hep aynı şeyleri dinliyormuşum gibi geliyor, eve giderken hep aynı yolu kullanıyorum, hep aynı şeyleri yiyiyormuşum gibi geliyor, hep aynı şekilde yatıyorum, hep aynı insanlarla görüşüyorum... Hayatım sabitlendi! Tekrardan diferansiyeller girsin istiyorum hayatıma; standart olarak saptırın beni...!
Mart 2010, İstanbul

Ocak 28, 2010

...Söylemesi Kolay...



Photo by Onur Körpeğlu

"Offfff" dedin sadece, offff!!!
İnsanlar artık sadece teşekkür ediyorlar. Empati sadece kavram. Hiç kimse, kimsenin ne hissettiğini, ne bekledigini önemsemeden - ama önemsermiş gibi yaparak - yaşıyor.
Kırılmak sadece egoist bir düşünceden ibaret oldu.
Yoksa sen kırmıyorsun kimseyi. Zaten gercekten kırsan da, önemsemiyosun artık. Aksi takdirde böyle olur muydu hayat?
Ocak 2010, İstanbul

Ekim 27, 2009

Artık Sıra Sende...

Photo by Onur Körpeğlu


Evet doğru, hepsi doğru. Ama yeter, ben herşeyi yaptım. Sıra artık sende. Hepiniz gibi sen de hep bekledin. ben ise hepinizi dürtüp harekete geçiren oldum. Benim de artık dürtülmeye ihtiyacım var. Buraya kadar...

Ekim 2009, İstanbul

Mayıs 30, 2009

Fil


Fil
Ne demek ki?
Anlamadım bugün bunu.

Mayıs 12, 2009

Kır(ık) Kalbimi Al Götür


Photo by Onur Körpeğlu

Ekmek kırıntıları ile yaşamayı öğrendim,
Seven insanların farkına vardım,
Bu kış gününde -

Gidenler var ıssızlıkta
Tek başına oturdum düşündüm, düşündüm,
Düşüncelerde boğuldum.

Yazılarla konuştum aylarca;
Huzursuzdum hep, kendime karşı
Sana karşı.

Mayıs 2009, İzmir

Mayıs 09, 2009

Miss


Photo by Onur Körpeoğlu

Konuşmayı özledim, seninle...
Mayıs 2008, İzmir

Mayıs 08, 2009


Photo by Onur Körpeoğlu

Kaçamak, kaçmak, kaçamamak, tıkanıp kalmak, çıkamamak—

Ankara treninde,2005

Mayıs 07, 2009

Chasing by Waves


Photo by Onur Körpeoğlu

Mayıs 06, 2009

mu acaba?



Photo by Onur Körpeoğlu


Bazen inanırsın: şu Romeo'dur, şu da Juliette. Biribirleri için yaratılmış gibi hissettirirler / davranırlar, (yollarını beklerler, yoklukta özlerler...) ama herşeyde olduğu gibi sonu büyük bir yalandan ibarettir sadece. Kimse kimseyi sevmemektedir aslında. Herkes biribirini kandırır. En azından bir taraf diğerini kandırır; çevresindeki herkes ile birlikte. Bir yerden kırılımıştır ilişkileri ama belli edilmez. Yalanla yaşamayı öğrenmiştir insan işte asıl acı olanda bunu öğrenmektir.....

Ekim 2005

Mayıs 05, 2009

Ben Yalnız Senin İçin Geleceğim



Photo by Onur Körpeoğlu

Kimse farklı olamazdı. Tek farklı olan sen olurdun...:
Boş düşünceler... Hep kaçıyorum bunları kullanarak. Aslında biliyorum bütün sorun kafamın içinde (echoes in my mind). Ama bunu ortaya çıkaramıyorum. Bazen merak ediyorum bunu nasıl başardığımı? Kolay değil hiç bir şey bilmiyormuş gibi davranmak. Belki de bana öyle geliyor...

"ben yalnız senin için geleceğim..."

Photo by Onur Körpeoğlu


Az önce eskiden cektigim fotoları ve yazdığım yazıları buldum acayip mutlu oldum. Hem üzerinde çalışmak istediğim fotoğraflarla uğraşabileceğim artı buraya koyacak yazı da çıktı.
Üç sene önce kötü fotoğraflar çektiğimi farkettim ve kendim ile gurur duydum. Kendimi iyi geliştirmişim . 5 dvd fotodan sadece 20 tanesi güzelmiş. Sanırım anı fotoğrafı çekiyormuşum o dönemlerde çünkü hiç adam gibi bir şey yok. Yani olsa emin olun burada paylaşırdım.
Yazdıklarım güzel gibi. Hepsini okumadım ama farketmez güzel yada değil, ara ara eskilerden de koyacağım.
Şu anda Estradasphare'in Passion For Life albümünü dinliyorum. Sevdim bir yerlerden edinin bence ve dinleyin. Ama dinlendirici değil, güzel, avant-garde, daha çok yorucu yani. Yine de değişik şeyler dinlemek güzel.

Mayıs 04, 2009

Giriş




Öncelikle böyle bir şeye neden giriştiğimi ben bile bilmiyorum. Bütün ziyaratçilerden de simdilik sayfadaki boşluk için özür diliyorum. Hala tam olarak çözemedim olayı sanırım. Zamanla diyelim artık .

Galiba birşeyler yazmaya ihtiyacım vardı ve önce şiirim ile başladım. Neden bilmiyorum ama benim için çok değ erli bu şiir. Hikayesini anlatayım hemen: Seneler önce tren ile Ankara'ya gittiğim bir gece yazmıştım. Dokuz buçuk saatlik bir yolculuktu ve hiç uyumamıştım. Gece boyunca da karşımda oturmakta olan kız ila bakışıp sonra bin pişmanlık ile trenden elimde sadece bu şiir ve bu şiirin kardeşi olan "Tren"de isimli şiir ile inmiştim (o şiiri de önümüzdeki günlerde ekleyeceğim) .Pişman mıyım? Evet Hakim Bey! Ama olsun en azından bu ikisi kaldı elimde. Hatta seneler sonra Ankara'ya yerleştiğimde kendime "Acaba karşılaşır mıyım?" diye de sordum ama insanın eline şans bir kere geçiyor.

Belli olmaz kader bana ağlarını çok değişik örüyor. Ne zaman / nerede, karşıma kim / ne şekilde / nasıl çıkacak? bunlar güzel sürprizler oluyor bu aralar. Yeni insanlar ile tanısmak, eskileri tekrar görmek...

Evet bugün bu şekilde bir giriş yapayım, devamını bende sizler kadar merak ediyorum. Bakalım benden neler çıkacak.

(Sizler Kaç kişisiniz onu da bilmiyorum hatta bakan var mı buraya acaba?)

(Ayrıca çok yaşlı işi oldu bu yazı okuyanda en az 40 yaşında sanacak beni, neyse...)

Mayıs 02, 2009

Yarın



Photo by Onur Körpeoğlu

Ve yarın uyandığımda
Yine sen olacaksın yanımda
Kuşlar artık benim içimde ötecek
Yarın bende uyuyabileceğim
Rahat ve kesintisiz

Yarın uyandığımda
Senin aradığını göreceğim
Bana acı çektirmekten vazgeçtiğini
Güneş benim içimde parlayacak yarın

Yarın uyandığımda ne ben ben olacağım
Ne de dünya bu dünya...